3 dakika, 58 saniye

Koronavirüsle mücadele eden ülkelerden birisi olan İngiltere’den gelen son haber, dünya gündemine adeta bomba gibi düştü. Londra’da görevine devam eden ve ismi açıklanmayan bir doktor, Koronavirüs ilgili yaşadıklarını dramatik bir mektupla duyurdu. Son bir haftada yaşadığı dehşeti kelimelere dökerken zorlanan doktorun bu mektubu, kısa süre içerisinde dünya gündeminde en çok konuşulan son dakika haberleri arasında yer aldı. İşte, o mektup ve koronavirüs son gelişmeleri…

İşte Doktorun Yazdığı O Mektup…

“Bu kadar zaman sonunda her şeyi gördüğümü düşünmüştüm ama son bir haftada yaşadığım dehşete beni hiçbir şey hazırlayamazdı” dedi.

Doktorun gazeteye yazdığı mektup şöyle devam ediyor:

Koronavirüs ile Mücadele Eden Doktordan Acı İtiraf!
Koronavirüs ile Mücadele Eden Doktordan Acı İtiraf!

“Cumartesi günü öğlen saatlerinde kabus başladı. Bana bir hastamın solunum yetmezliği yaşadığı bildirimi geldi ve hastane içinde koşarak 70’lerindeki Covid-19 hastasının yanına gittim. Kalbi durmuştu ve odaya girdiğimde bir panik vardı. Çalışanlar kendi hataları olmamasına rağmen neyi yanlış yaptıklarını sorguluyor ve nasıl yapmaları gerektiğini konuşuyorlardı. Bu durum bile ülke olarak bu virüs tehdidine ne kadar hazırlıksız olduğumuzu gözler önüne serdi. Ekipmanların beyhude olduğunu gösteriyordu. İki hemşire, bir kıdemli doktor ve bir anestezi uzmanı olarak Covid-19 zalimce gözümüzün önünde bir kurban aldı. Nefes almak için mücadele ediyordu.

Gözlerinde o dehşeti gördüm. O biliyordu. Bu dehşet odadaki çalışanlara da yansıdı. Oradaki profesyoneller yıllardır bu işi yapıyordu ama hepsi korktu. Ben Londra’daki yoğun bir hastanede görevli kıdemli bir doktorum. Ben uzun vardiyalar çalışmaya ve acil kapısından girenlere yardım etmeye alışığım. Fakat geçen cumartesi farklıydı. Biz bir virüsün geleceğinden haberdardık ama buna hazırlıklı değildik. Hastanedeki ilk Covid-19 ölümünden sonra aniden hastane içindeki vardiya sistemini ve çalışma düzenini değiştirdik” dedi. Ben bir doktorum ve iç sesim aşırı stres zamanlarında içimdeki sesi susturmaya eğitimli. Fakat bu sefer içimdeki sesi susturamadım.

Bana sürekli, “Aman tanrım, neler oluyor” diyordu. Biz bu hastanın öleceğini öngörüyorduk. İçimdeki çocuk bana, “Eğer onu kurtarırsam, koğuştaki diğer hastalar da iyi olur” dedi. Mücadele edecek zaman yoktu çünkü kısa bir süre içerisinde koğuş doldu. Yüksek ateşli bir hasta önümde bayıldı ve bütün yataklar doluydu. Odadaki hiçbir doktor ve hemşire, ben de dahil olmak üzere korunmamıştık. Bu noktada ben 9 saattir aç bir şekilde çalışıyordum. Yerime geçecek kimse yoktu ve hastalar gelmeye başladıkça bildirimlerin sayısı da hızla arttı. Hastanenin her noktasından gelen bildirimlere koşmaya başladım. Her yeni vakada içimdeki ses, “Hayır, hayır, hayır, hayır. Lütfen tanrım, olmasın” diyordu.

Ciğer hastalıklarına sebep olması bir yana salgının hızla yayılması bunu diğer hastalıklardan farklı kılıyor. Bunu okuyan birçok insan virüsün sadece “sağlık sorunları olanları” etkilediğini düşünüyor olabilir. Bu çok akıllıca bir terim ve dolayısıyla birçoğumuz bundan korkmuyor. Fakat ben ilk elden bu hastalığın nasıl yayıldığını gördüm. Hastanenin farklı bölümlerinde kaç tane hastaya müdahale ettiğimin sayısını unuttum. Bir noktadan sonra corona virüsünü tespit ederken içgüdüsel davranıyorsun. Hata yapmana gerek yok.

DOKTORLAR KENDİNE TEST YAPAMIYOR ÇÜNKÜ…

Koronavirüs ile Mücadele Eden Doktordan Acı İtiraf!
Koronavirüs ile Mücadele Eden Doktordan Acı İtiraf!

Covid-19 hemen yüksek ateş oluşturmuyor. Birisinin koronavirüs olduğundan şüphelenirsek başka bir odaya alıp test yaptık. Test sonuçlarının gelmesinin süresi de 2 gün. Bu da başka bir lojistik sorun teşkil ediyor. Virüs şüphesi dolayısıyla normal hastane odasına alınmıyor ve hasta olmaması gerçeği dolayısıyla Covid-19 hastalarının yanına da alınmıyor. Ben de semptomlar yok fakat sık sık hastalarla etkileşime girdim. Dolayısıyla büyük ihtimalle ülkedeki birçok doktor gibi taşıyıcıyım.

İngiliz Sağlık Bakanlığı’nın kurallarına göre doktorlar, semptom gösterene kadar kendisine test yapamıyor. Neden mi? Çünkü yeteri kadar çalışan yok.