Haberler

Babacan’dan Pandemi Sürecine İlişkin Eleştiri: ‘Vaka Sayılarında gerçekleri gizlemeyi bırakın.’

x

26 Kasım Perşembe günü Genel Başkan Ali Babacan’ın katılımıyla toplanması planlanan “DEVA Partisi 1. Olağan Adıyaman İl Kongresi” saat 14.00’te gerçekleşti.

Kongreye katılan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gündemdeki Koronavirüs salgını ile ilgili konuştu.

Konuşmasında salgının Türkiye’deki sürecini ele alan Babacan, şu ifadeleri kullandı:

Söylendiği gibi, Türkiye vaka sayısında dünyada ilk beşte yer alıyor.

Ülkedeki vaka sayılarının artışından bahseden Ali Babacan, durumun lanse edilen verilerden daha ciddi boyutta olduğunu belirterek; Sağlık Bakanlığı tarafından gizlenen gerçek vaka sayılarını açıkladı. Daha önce kendisinin de bu durumu açıkladığını belirten Babacan konuşmasına devam etti:

“ Ortaya çıktı ki tahminimiz doğruymuş. Dün açıkladıkları rakam, ABD ve Hindistan’ın hemen peşinden üçüncü olduğumuzu gösteriyor. Tabii açıklanan sayılara inanıp inanmamak başka mesele…”

Hasta Sayıları Gerçeği İfade Etmiyor

Ali Babacan, bakanlık tarafından yapılan açıklamaların yeterli ve anlaşılır olmadığından söz etti:

“Açıklama yapmak demek, bir şeyi açıklığa kavuşturmak demektir. Bugüne kadar topluma tam olarak neyi açıkladıklarını bile anlayamadık. Bu sefer de hasta tanımı yeniden yapıldı. ‘Sadece hastanede yatanlar’ denildi. Anlaşıldığı üzere günlük olarak tablolar ile açıklanan hasta sayıları gerçeği yansıtmıyor.”

“Gerçek Beka Bu Milletin Sağlığıdır”

Pandemi sürecinde halka yapılan açıklamalarda devletin  ve bakanlığın şeffaf olması gerektiğini vurgulayan DEVA Partisi Genel Başkanı sürecin yönetilmesini böyle eleştirdi:

“Sırf propaganda yapmak için olur olmadık şeylere ‘beka meselesi’ diyorsunuz. Gerçek beka bu milletin sağlığıdır. İnsanımızın sağlığını aylardır tehlikeye atmakla birlikte 1 Haziran’dan itibaren neredeyse tek bir önlem almadan hastalığın yayılmasını izlediniz. Ekonomiyi batırdığınız için halkımızın sağlığını gözden çıkardınız.”

“Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi Ayaklarına Dolanıyor”

Küçük ortak, büyük ortak üzerinde neredeyse vesayet oluşturmuş durumda. Büyük ortağın sorunlarının nasıl çözüleceğini küçük ortak belirliyor. Büyük ortağın kurucularına, büyük ortağın gözü önünde ağıza alınmayacak, yakışıksız, seviyesiz ifadeler kullanılıyor. Büyük ortak kendi mensuplarının itibarını bile savunamaz halde. Türkiye siyaseti çok sayıda enteresan olaya şahit olmuştur ama bir siyasi partinin direksiyonuna başka bir partinin genel başkanının geçmesine herhalde ilk defa tanık oluyoruz.”

“Kendi Mensuplarının İtibarını Savunamayan Bir Büyük Ortak”

Küçük ortak, büyük ortak üzerinde neredeyse vesayet oluşturmuş durumda. Büyük ortağın sorunlarının nasıl çözüleceğini küçük ortak belirliyor. Büyük ortağın kurucularına, büyük ortağın gözü önünde ağıza alınmayacak, yakışıksız, seviyesiz ifadeler kullanılıyor. Büyük ortak kendi mensuplarının itibarını bile savunamaz halde. Türkiye siyaseti çok sayıda enteresan olaya şahit olmuştur ama bir siyasi partinin direksiyonuna başka bir partinin genel başkanının geçmesine herhalde ilk defa tanık oluyoruz.”

Basın Kartı Şartına Bağlanmaması Gereken Bir Şey Var: Gazetecilerin Yıpranma Hakkı

Anayasa Mahkemesi, yıpranma hakkında basın kartı olup olmamasının bir önemi yoktur, dedi ama uyulmadı. Gazeteciler kar kış dinlemeden, sabahtan gece yarılarına kadar haberin peşinde koşarlar. Ağır ve yıpratıcı koşullar altında çalışan gazetecilerimiz yıpranma hakkından, fiili hizmet süresi zammından faydalanabilmeli. Tüm gazetecilerimizin sosyal haklarına mutlaka sahip çıkacağız.”

Yerel basına faizsiz kredi desteği verilmeli

“Krizde olan ekonomiye pandemi de eklenince yerel basının ilan ve reklam gelirleri neredeyse durma noktasına geldi. Yerel basınımıza da faizsiz kredi desteklerinin verilmesini, taksitlerinin en az bir sene geri ödemesiz yapılandırılmasını öneriyoruz. Birikmiş SGK ve vergi borçlarının faizsiz olarak ötelenmesini öneriyoruz. Yerel kanallarımızdan alınan uydu bedellerinde indirim yapılmasını ve yerel kanallarımızdan alınan RTÜK paylarının bir süre alınmamasını öneriyoruz.”

Ali Babacan’ın konuşmasının tamamına buradan ulaşabilirsiniz: